Kimdir devrimci

by
https://i.sozcu.com.tr/wp-content/themes/Sozcu_V3/assets/images/yazarlar/soner-yalcin.png?v=7.7.8.5

Son ev hapsinde kafamda yer eden bir tanıma dair sorularımı sizinle paylaşmak istiyorum:

Alışıla gelmişe…

Kurala uygun olana…

Şaşılacak yönü bulunmayana…

“Normal” diyoruz.

Normal tanımı üzerinde pek durulmuyor. Oysa yeterince açık bir sözcük değil!

Sanırım bugün sadece Türkiye'de değil, dünyada sıklıkla kullanılan cümle şu:

-“Artık eski günlerdeki normale dönmek zor olacak!”

Çoğu kişi gelecekten kaygılı ve bu sebeple komplo teorileri tez kabul görüyor. Yaşamın- işlerin ne zaman normale döneceğini merak etmek ve görüşler ileri sürmek, bu konuya dair tezleri/iddiaları okumak çok kişiye cazip geliyor. Anormal günlerin korkusu yaşanıyor…

Normalin, neden anormalden daha iyi olduğuna karar veriyoruz?

“Yeni normal” neye benzeyecek?

İnsanoğluna nasıl “yeni normal” bir hayat dayatılacak?

Mesela, yeni bir din mi doğacak? İbadet biçimi mi değişecek?

Mesela, üretim ilişkileri mi değişecek? Sömürü-artı değer mi ortadan kalkacak?

Mesela, yeni bir cinsel devrim mi yaşanacak? Normalin dayanağı heteroseksüellik yıkılacak mı?

Mesela, toplumsal hiyerarşi mi yıkılacak? İktidar olma-yönetme biçimi mi değişecek?

Hiç sanmam. Aksine. Binbir korkuyla normale dört elle sarılmamız sağlanacak!

Normal aslında, “mevcut düzeninin” yani var olan ilkelerin-kuralların tanımıdır.

Normal aslında, her türlü otoriteye boyun eğmektir.

İşte kafamdaki soru bu:

Bugünlerde, normalin bize dayattıklarını sorgulamak gerekmez mi?

Standardın, normun değişmesinden neden bu derece korkar/korkutulur insan?

MUHAFAZAKÂR GÖRÜŞ

Evet:

Normalin neden anormalden daha iyi olduğuna karar veriyoruz?

Gelmekte olanın bize ne yapacağı dayatmasından mı korkuyoruz?

Peki, normalin yaratılması da böyle olmadı mı? Mevcut normal hayatımızı “birileri” inşa etmedi mi? İktisadi veya toplumsal ilişkiler böyle kurulmadı mı?

Daha basit örnek vereyim; günümüzde ne yiyeceğimize, ne giyeceğimize, ne okuyacağımıza, ne seyredeceğimize “birileri” karar vermiyor mu? Anormal olan yasak!

Her türlü dayatmanın oynak istatistik verilerine mahkûm değil miyiz? İstatistik ne derse, oyuz! Ki seçim sandığı bunun bir çeşidi…

Normal, çoğu insanın yaptığıdır. Bizi her türlü normalin kıskacı altına sokuyorlar…

Normal, güvenli gösteriliyor hep. Normal hayatta kendimizi güven içinde hissederiz. Bu sebeple muhafazakârlığın dayanağıdır normal! Muhafazakârın normali savunmasını, bunun propagandasını yapmasını kavrayabiliriz. Normali, cennet sanıyor çünkü…

Peki… Farklı düzen/sistem arayışındaki devrimci, normale/mevcuda nasıl dört elle sarılır? Normali nasıl idealize eder?

“Bizim mahalleye” sormak zorundayım: -Örneğin- Komplo teorileriyle korkutularak normali savunur mu kılınıyoruz? Düzene-normlara uyumlu hale mi sokuluyoruz? Yani… Normal ile uyumlu vatandaş mı yapılıyoruz?

Modern tıbbı bile tartışamamak bunun sonucu değil mi? COVID 19 dayatmalarına –sorgusuz sualsiz- en büyük desteğin bizim cenahtan gelmesi şaşırtıcı değil…

YAPACAĞIZ ISRARI

Filozof eksikliğimiz var…

Teori eksikliğimiz var…

Devrimcilerin bile romantiknostalji dışında edecek sözü kalmadı…

Günlük yaşamın akışına- ritmine boyun eğdirildi. Normale yenildi! Çünkü:

Korkutuldu- korkutuluyor sürekli.

İnsan korkuyla-korkularıyla baş edemiyor bir türlü…

Normalin silahıdır, korku! (Örneğin, soyut korkutmalar sonucu 28 Şubat alkışlandı. Bugünlerde benzeri sahnede olamaz mı?)

Normal, şüphenin katilidir; doğmasına bile izin vermez!

Baksanıza… Her türlü COVID 19 dayatmasına ses çıkarılmıyor; kimi yerlerde dayatma karşıtı gösteriler “üç beş kaçık insanın” eylemi olarak görülüyor. Tehlike budur; farklı görüşe tahammülü yok eder normal! Çoğunluğun silahıdır normal…

Ne yazık ki:

Bu karşıt görüşü özellikle de normalin ezbercisi-savunucusu devrimcilere yaptırıyorlar. Asıl endişe duymamız gereken budur.

Devrimci her türlü –pandemi vs.- göz korkutucu zorluğu “birkaç ay içinde hayatım normale dönecek” diye kabul edemez.

Devrimcilik, sorgulamaktır. (İşe, “normal sağlık sistemlerini” sorgulayarak başlayabilir!)

Normal savunularak gelecek inşa edilemez; sadece düzenin koruyucusu muhafazakâr olunur.

Oysa:

Devrimcilik, sakinliği vaat eden hiçbir normali kabul etmemektir.

Devrimci, normali yıkandır.

Devrimci, “yapacağız” ısrarını sürdürendir.