https://cdnuploads.aa.com.tr/uploads/Contents/2020/05/27/thumbs_b_c_57a2a82dc91b2cf9e8ed22638f187d8a.jpg?v=095432

Kovid-19 salgını sürecinde Türk-Amerikan ilişkileri Washington'da tartışıldı

ABD Temsilciler Meclisi Türkiye Dostluk Grubu Eş Başkanı Joe Wilson, Türkiye'nin yeni tip koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında ABD'ye yardım göndermesinin ikili ilişkilerin düzeltilmesine kapı aralayabileceğini söyledi.

by

Washington

Türk Miras Vakfı (THO) tarafından düzenlenen “Kovid-19 Salgını Sürecinde Türk-Amerikan İlişkileri” başlıklı online panele katılan Türkiye Dostluk Grubu Eş Başkan Cumhuriyetçi Parti Vekili Wilson ve Türk-Amerikan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Mehdi Eker, salgın ve ikili ilişkilere yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına, iki ülke arasındaki ilişkilerin oldukça eskiye dayandığını ve Türkiye'nin ABD ile Güney Kore ve Afganistan'da beraber savaştığını hatırlatarak başlayan Wilson, Washington ve Ankara arasındaki iş birliğinin her iki tarafa da önemli fırsatlar sunduğunu ve son yıllarda gerilen ilişkilerin tekrar iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Salgın ikili ilişkileri pozitif etkileyebilir

Wilson, Kovid-19'un ABD ve dünya siyasetinde bazı değişikliklere neden olabileceğini belirterek salgının özellikle ABD ve Çin arasındaki gerilimi artıracağını ifade etti.

Türkiye'nin ABD'ye gönderdiği tıbbi yardım malzemesinin "ortaklık ruhuna uygun bir dayanışma örneği olduğunu ve ilişkilerin geliştirilmesi açısından iyi bir fırsat" sunduğunu vurgulayan Wilson, Çin ve ABD arasındaki gerilimin bundan sonraki süreçte Türkiye-ABD ilişkilerini pozitif yönde etkileyebileceğini belirtti.

Çin'in salgına yönelik tutumunu eleştiren Wilson, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bütün bu yaşananlar toplumun dünyaya açılması için bir fırsat olarak görülebilir. Petrol fiyatlarının da bu süreçte negatif değerden fiyatlanması petrole bağımlı olan Rusya’da (Vladimir) Putin açısından sıkıntılara yol açtı. İran’da da benzer bir durum var. Bu açıdan baktığınızda Türkiye bütün bu gelişmelerin ortasında. Türkiye, Orta Doğu’ya açılan bir kapı. Bu açıdan Türkiye ile çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.”

"Sınavları atlatan bir müttefikliğe odaklanmalıyız"

Eker de YPG/PKK terör örgütü, S-400 hava savunma sistemi, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve F-35 savaş uçağı projesi gibi konulara atıfta bulunarak Washington ve Ankara arasındaki ilişkilerin son yıllarda çeşitli testlere tabi tutulduğunu belirtti.

Türkiye'nin ABD'nin güçlü bir müttefiki olmaya yönelik kararlılığının altını çizen Eker, içinde bulunduğu bölge şartları nedeniyle kendi güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmaya da devam edeceğini vurguladı.

Eker, şunları söyledi:

"Müttefikinizi seçebilirsiniz ancak komşularınızı seçemezsiniz. Biz içinde bulunduğu sınavları atlatan bir müttefikliğe odaklanmalıyız. NATO savunma politikamızın önemli bir parçası olsa da coğrafi gerçekliklerin olduğu da muhakkak. Türkiye hem içeride hem de sınırları üzerinde kendi güvenliğini sağlamak zorunda. S-400 alımı sebebiyle haksız şekilde eleştirilen Türkiye'nin, ilave bir savunma sistemine ihtiyaç duymaması için bölgede istikrarın sağlanması gerekiyor. Dost ve müttefik ülkelerden güvenlik kaygılarımızı anlamalarını bekliyoruz.”

"İki ülke arasındaki ilişki örnek teşkil ediyor"

ABD'nin FETÖ ve YPG/PKK terör örgütleriyle kurduğu ilişkilere de dikkati çeken Eker, Türkiye'nin bunu anlamakta güçlük çektiğini ve ABD Başkan Donald Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın arasındaki aktif ve yapıcı diyaloğun parlamentolar düzeyinde de sağlanması gerektiğini vurguladı.

Eker, iki ülkenin de insan hakları, demokrasi ve küresel barış gibi değerlerde aynı tarafta bulunduğunu ve müttefiklik gereği zor zamanlarda birbirlerine yardımcı olması gerektiğini belirterek özellikle salgın kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Trump’ın birlikte çalışmasının ve iki ülke arasındaki ilişkinin pek çok ülke için örnek teşkil ettiğini sözlerine ekledi.