https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2020/05/1590394504750-ya.jpg

Yargıtay'dan haftalık izinle ilgili emsal karar

Yargıtay'dan haftalık izinle ilgili emsal karar

Milyonlarca işçiyi ilgilendiren haftalık izin konusunda içtihat metni özelliğinde karara imza atan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, haftalık iznin 24 saatten az olamayacağına, bölünemeyeceğine ve biriktirip izinle telafi edilemeyeceğine hükmetti.
Özel sektörde çalışanların en büyük sorunlarından biri haftalık izin meselesi. Bazı işverenlerin işçilere yarımşar gün haftalık izin vermesine yönelik tartışmalar sürerken, Yargıtay'dan konuyla alakalı emsal nitelikte bir karar geldi.
Bir ilaç firmasında çalışan işçi, 8 sene çalıştığı iş yerinden kovuldu. 2. İş Mahkemesi'nin yolunu tutan işçi, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, gece çalışması ücreti, hafta tatili ücretinin ödenmesini talep etti. İşçinin haftada 7 gün çalıştığını gerekçe göstererek mahkeme davanın kısmen kabulüne hükmetti. Kararı davalı işveren temyiz etti.

"Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz"

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, haftalık izinle alakalı emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda 4857 sayılı İş Kanunu'nun 46'ncı maddesinde haftalık iznin 24 saat olarak belirlendiği hatırlatıldı.
Kararda şöyle denildi: "Hafta tatili izni kesintisiz en az 24 saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin 24 saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.

Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesi incelendiğinde davacı işçinin hafta tatilinde çalışma şekline ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmadığı gibi, dilekçede normal mesainin haftanın 6 günü olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Dava dilekçesindeki bu açıklama ve tüm dosya kapsamından davacı işçinin davalıya ait iş yerinde haftanın 7 günü çalışmadığı anlaşılmakla, hafta tatili ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne hükmedilmesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. Kararın bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir."