https://aawsat.com/sites/default/files/styles/article_img_top/public/2020/01/31/putin-netanyahu.jpg?itok=JhxoB5R1
Rusya Devlet Başkanı Putin ile İsrail Başbakanı Netenyahu’nun Kremlin’deki görüşmesinden (AP)

الشرق الأوسط

Rusya: Yüzyılın Anlaşmasını inceliyoruz

Moskova, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile iki gün önce yapılan görüşmelerin ayrıntılarını açıklarken ziyaretin sebebi olan ve iki gün önce açıklanmış bulunan Amerikan barış planı hakkındaki tutumunu ele vermedi.

Kremlin önceki gün yaptığı açıklamada, Amerikan’ın Orta Doğu barış planını incelediğini ve Netanyahu’nun ziyareti sırasında kendisinden doğrudan bilgi alacağını belirtmiş olmasına rağmen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin konuşmasında bu konuyu geçiştirdi. Putin yaptığı konuşmada, İsraille geliştirilen ilişkiye odaklandı ve Netanyahu’ya bir kez daha Kudüs’te açılan Leningrad kuşatmasının kurbanları anısına dikilen anıt için teşekkür etti.

Putin, Rusya havalimanında uyuşturucu bulundurmaktan 7 yıla hüküm giymiş bulunan İsrailli kadına özel bir af verildiğini ve kadının sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti.

Putin, ikili ilişkilere de değindiği açıklamasında İsrail’in Avrasya ekonomisine dahil edilmesi ve katılımı halinde serbest ticaret bölgesi kurulması konusundan da bahsetti.

Bu mesajlar, dün serbest bırakılan kadınla İsrail’e dönen Netanyahu için güçlü bir destek mesajı oldu. Benzer şekilde gözlemciler Kremlin’in ABD planı hakkındaki tutumlarını açıklamayı bekletmesini de Netanyahu için bir destek olduğunu belirttiler. Zira Netanyahu, Kremlin’in söz konusu plana karşıt bir tutum sergilenmesinden endişe ediyordu. Kremlin sözcüsü toplantıdan sonra Rusya’nın Amerikan’ın planını incelemeye devam ettiğini açıkladı.

Kremlin'in temkinli duruşu ve Rus diplomatların açıklamaları, Moskova'nın plana karşı bir pozisyon beyan etmek istemediğini ortaya koyuyor. Ancak bir Rus uzmana göre "bazı eksiklikleri gösterebilir veya üzerinde bir diyalog başlatmak için pratik bir vizyon sunabillir.” Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, Moskova'nın "plan üzerinde Filistin ve İsrail tarafını ve iki tarafın diyaloğunun sonucu olması gereken kalıcı ve adil bir çözüm hakkında nihai kararı koordine edeceğini" doğruladı.

Bu ifade, “Moskova, çatışmaya taraf değildir" diyen Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov'un "iki tarafa planı dikkatle inceleme ve tartışma çağrısında bulunmasının bir uzantısıydı. Yetkili, “iki taraf da doğrudan müzakerede bulunmalı ve iki tarafça da kabul edilebilir tavizler verilmelidir” açıklamasında bulunmuştu. Bogdanov, "Moskova’nın bu tür müzakereleri organize etmek için defalarca teklifler sunduğunu, ancak İsrail'in buna katılmayı reddettiğini" de sözlerine ekledi. Bu ifadeler, en önemlisi başta Yüzyılın Anlaşması olmak üzere taraflara diyalog için yeni bir davet göndereceği mesajını taşıyor.

Rusya’nın söz konusu plan hakkında konumunu açıklamaması tutumundan farklı bir duruş sergileyen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Amerikan planının uluslararası kabul görmüş mekanizmalardan farklı kurallar getirdiğini öne sürdü. Rusya'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi temsilcisi Vasily Nebenzia ise ülkesinin İsrail’in Golan’ı ilhak etmesini tanımayacağını belirtti.

Uzmanlar, Rusya’nın öncelikle Arap dünyası ve Avrupa’nın plana karşı tepkilerini görmek istediğini bildirdi ve buna göre Moskova, bölgedeki konumunu daha da güçlendirmek için Yüzyılın Anlaşmasının açıklanmasının ardından ortaya çıkan durumdan faydalanmak isteyecektir. Zira AB ve Rusya devreye girmeden en azından Filistinlilerin Yüzyılın Anlaşmasını incelemeye ikna etmek zor olacaktır.

Ancak Rusya’nın konumunu açıklamasını geciktirmenin başka nedenleri de var. Bu nedenlerden biri siyasi analist Fyodor Lukyanov’a göre “aslında ABD planının ilk etapta uygulanamayacağı ve hiç kimsenin bu planı ciddiye almadığı” oldu. Bu görüş aynı zamanda, Rus Oryantalizm Enstitüsü Direktörü Vitaly Naumkin tarafından da ifade edildi. Naumkin, Trump planının tüm tarafların çıkarlarını dikkate almadığı ve uluslararası yasal teminat alması zor olacağından planın başarısızlığa mahkum olduğunu söyledi.